Balkon ve teraslar çoğu evde yılın büyük bölümünde atıl duruyor. İskandinav stili ile ilgili doğru zemin, gölgelik ve oturma düzeni tercihleri, birkaç metrekareyi evin en sevilen köşesine çeviriyor. Dış mekâna uygun malzeme seçimini ayrıntılı ele aldık.
Sonuç olarak, iskandinav stili konusunda cok islevli parcalar kucuk evlerin en buyuk destekcisidir. Icinde depolama bulunan puf, acilir masa ve raf gorevi goren basucu cozumleri hem yer kazandirir hem de dagilikligi onler. Az sayida ama dogru secilmis parca, kalabalik bir duzenden her zaman daha ferah gorunur.
İskandinav stili konusunda dar alanlarda calisirken hedef, metrekare kazanmak degil algiyi genisletmektir. Zeminden yukselen ayakli mobilyalar, ayna yerlesimi ve dikey depolama bu algiyi guclendirir. Ayni renk ailesinde kalmak da gorsel kirilmalari azaltir.
Ayrıca, uzun omurlu, tamir edilebilir ve yerel uretilmis parcalar hem butceye hem cevreye iyi gelir. İskandinav stili ile ilgili tercihlerde malzemenin nereden geldigi ve nasil bertaraf edilecegi de hesaba katilmalidir.
Sonuç olarak, sertifikali ahsap, dusuk salimli boya ve geri donusturulmus tekstil secenekleri artik kolay bulunuyor. İskandinav stili secerken bir parcayi iki kez almak yerine bir kez dogru almak en cevreci karardir.
Her evin kosullari farklidir, bu yuzden genel yanitlari kendi metrekareniz ve butceniz uzerinden yeniden degerlendirmek gerekir. İskandinav stili konusunda emin olmadiginiz noktada kucuk bir deneme uygulamasi yapmak en guvenli yoldur.
İskandinav stili ile ilgili Muğla icindeki uygulamalarda konut mimarisinin etkisi buyuktur. Yuksek tavanli eski yapilar ile yeni toplu konutlarin ihtiyaclari birbirinden ayrisir. Bolgedeki tedarik ve nakliye kosullari da malzeme secimini sekillendiren pratik bir etkendir.
Bursa genelinde iklim, konut tipi ve yerel malzeme gelenegi iskandinav stili konusunda belirgin farklar yaratir. Nemli bolgelerde nefes alan yuzeyler one cikarken, kuru ve sicak iklimlerde serinletici renk ve dokular tercih edilir. Yerel ustalarin uzmanlasti alanlar da secenekleri dogrudan etkiler.
Satin almadan once tasiyici parcalarin sagligini ve boce izini kontrol etmek gerekir. İskandinav stili konusunda kucuk bir zimpara ve yeni bir cila cogu parcayi yeniden hayata dondurur.
Öte yandan, guzel duran bir mekan, dogru kurgudan cok duzenli bakimla ayakta kalir. Haftalik, aylik ve mevsimlik olarak ucе bolunmus kisa bir takvim, buyuk temizlik yukunu ortadan kaldirir.
Her malzemenin kendi ritmi vardir: ahsap yaglanmak, tekstil havalandirilmak, metal ise nemden korunmak ister. Bakim araliklarini malzemeye gore ayirdiginizda urun omru belirgin sekilde uzar.
Katmanlama yaparken renk sayisini sinirli tutup doku cesitligini artirmak daha kolay bir dengedir. Keten, yun ve pamugun bir arada durdugu bir odada gozle yorulmadan zenginlik hissi olusur.
Çoğu senaryoda, perde, hali, kirlent ve ortu gibi yumusak yuzeyler mekanin sicakligini belirler. Tek bir kumas turune baglanmak yerine ince, kalin ve dokulu parcalari birlikte kullanmak derinlik yaratir.
Çoğu zaman, duvarlarda kırık beyaz, açık bej ve soğuk olmayan gri tonları ışığı yansıtarak mekânı büyütür. Pencere karşısına konumlanan bir ayna doğal ışığı odanın içine dağıtır, ağır perde yerine tül veya stor kullanmak da girişi artırır. Ayrıca tavan aydınlatmasına ek olarak duvar ve zemin seviyesinde birkaç sıcak ışık kaynağı bırakmak gölgeli köşeleri dengeler.}
Ayrıca, oturma grubunda sehpa ile koltuk arasında yaklaşık 40 santimetre, geçiş yollarında ise en az 70 santimetre boşluk bırakmak konforlu bir kullanım sağlar. Halının en az ön ayakların altına girecek genişlikte olması, oturma alanını görsel olarak birleştirir. Tabloların merkezi göz hizası kabul edilen 145 santimetreye denk gelecek şekilde asılması dengeli bir görünüm verir.
Sağlıklı bir aydınlatma planı genel, görev ve vurgu olmak üzere üç katmandan oluşur; sadece tavan lambasına güvenmek mekânı düz ve soğuk gösterir. Okuma köşesine ayaklı lamba, mutfak tezgâhına bant aydınlatma, raf ve tabloya spot eklemek derinlik yaratır. Ampullerde 2700 ile 3000 kelvin aralığı yaşam alanları için daha huzurlu bir atmosfer sunar.
Önce mekânın toplam metrekaresini ve değiştirmek istediğiniz parçaları listeleyin, ardından bütçenin yaklaşık yüzde altmışını mobilya ve aydınlatma gibi kalıcı ögelere ayırın. Kalan kısmı tekstil, halı ve aksesuar için saklamak, işin sonunda eksik kalan detayları tamamlamanızı sağlar. Küçük bir pay da beklenmedik nakliye veya montaj masrafları için ayrılmalıdır.
Kısaca, mümkün, ancak stilleri birbirine bağlayan ortak bir unsur belirlemek şart; bu genellikle sınırlı bir renk paleti, tekrar eden bir malzeme veya benzer bir çizgi kalınlığıdır. Örneğin rustik bir ahşap masayı modern sandalyelerle birleştirirken ikisinde de aynı ton ağırlığını korumak dengeyi sağlar. Bir stili baskın, diğerini destekleyici konumda tutmak da karmaşadan kaçınmanın en kolay yoludur.}
Odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
Sıklıkla, renk paletinizi belirledikten sonra geri kalan kararların ne kadar hızlı verildiğini görünce şaşıracaksınız.